AnasayfaGaleriKapıTakvimSSSAramaÜye ListesiKullanıcı GruplarıKayıt OlGiriş yap

Paylaş | 
 

 Titanic'in ibret veren öyküsü(Filmi çekildi)

Aşağa gitmek 
YazarMesaj
Salus
Site Kurucusu
Site Kurucusu
avatar

Mesaj Sayısı : 1486
Rep : 4003
Reputation : 0
Kayıt tarihi : 10/09/09
Yaş : 25
Nerden : Adana

MesajKonu: Titanic'in ibret veren öyküsü(Filmi çekildi)   C.tesi Eyl. 12, 2009 6:08 am

1900 yılların başında ziraat toplumunda hızla sanayi toplumuna geçen
batı insanı, kainata hükmettigi zannına kolayca kapılmıştı.Yaptıklarını hiçbir
kuvvetin yok edemeyecegini söylüyor ve adeta herşeye meydan okuyordu. O güne
kadar imal edilen gemilerin en büyüğüne 'Titanic' isminin verilmesi de bu
cüretten kaynaklanıyordu. Çünkü Yunan mitolojisindeki en ünlü Tanrılardan
birisinin ismi Titanic idi.

Gemideki birçok subay yolculara sık sık Bu
gemiyi Allah bile batıramaz diyor ve bu kör inatlarını geminin batış halinde
bile yenilemekten kendilerini alamıyorlardı. Toplam 46 bin tonluk bu döneminin
en büyük Transatlantiğinde toplam 16 kazan vardı. 66 bin beygir gücüne sahip
olan gemi saatte döneminin en hızlı süratine ulaşarak 23 deniz mili
yapıyordu.Birinci mevki içinbügünün parası ile 50 bin dolar ödeyen yolcular
büyük bir lüks içesinde seyahat ediyorlardı. Gemide 6 bin tane Havana sigarası
ile 1 sınıf kamera-suitlerde odun yakılan 28 tane şömine bile vardı.İrlanda'nın
'Harland and Wolff' gemi tezgahlarında üç yılda tamamlanan Titanic 1912 yılının
10 Nisan günü, İngilterenin Southampton Limanı'ndan ilk ve son yolculuguna adım
attı.

Devasa geminin Southampton - New York arası yaptıgı yolculuk 1912
yılının 14 Nisan'ını 15 Nisan'a baglayan gece sona erdi. Titanic 'White Star
Line' şirketi tarafından inşa edilmişti. Manidardır ki yine aynı şirket
tarafından yapılan diğer iki geminin akibeti d Titanic'ten farklı olmamıştı.
Olympic ve Britannic adını taşıyan bu gemilerde tıpkı Titanic gibi okyanusun
dibine demir atmışlardı.İlk inşa edilen Olympic başka bir gemi ile çarpışarak
büyük yara aldı ve hayatını noktalamış oldu. Titanic ise dev bir buzdagına
çarptı ve battı. Yolcu taşıması için inşa edilen ancak savaş çıkınca İngiliz
donanmasında hastane olarak kullanılan Britannic ise altıncı seferinde Çanakkale
savaşında yaralanan İngiliz askerleri almak için giderken Ege'de Alman U-2 Avcı
denizaltılardan göndeilen torpidolar ile battı.

Titanic'in ibret
öyküsü

Yirminci asrın başında dünyanın en güvenli ve lüks transatlantiği
olarak tasarlanan Titanic Southampton - New York seferini yapmak üzere demir
aldı. 1912 yılının 14 Nisan'ını 15 Nisan'a bağlayan gece, Kanada yakınlarında
dev bir buzdağı çarparak kötü biçimde yaralandı. Güvertede 2.206 kişi
bulunuyordu. Cankurtaran sandalları ise en fazla 1.500 yolcu alabilecek
kapasitedeydi. Gemi yavaş yavaş Atlas Okyanusu'nun karanlık sularına gömülürken
kurtarma filikalarına önce kadınlarla çocuklar bindirildi.15 Nisan 1912 sabahı,
denize indirilen filikalarda toplam 705 kişi bulunuyordu. Facia 20 yüzyılın en
büyük deniz kazası olarak kabul edildi. Titanic'in batısının hemen ardından
yazar Joseph Condrad 'Bu felaket teknolojiye olan ilahi güvenin aldığı yara
acısından tarihin ciddi bir dönüm noktası' diye yazmıştı.


Tam
yol 'Tornistan'

Titanic Okyanuslar üzerindeki en lüks transatlantikti ama
gemide tek bir dürbün dahi bulunmuyordu.Fivarun mabetleri gibi kamaralarda
yolculuk eden birinci sınıf yolcular için dünyanın en pahalı Fransız aşçısı 14
Louis tarzı gemi mutfaklarında yemek yaparken projektör ve ışıklar için bütçe
ayrılmamışa benziyordu. Suyun ısısı o gece -1'e düşmüştü: kapkara okyanusun
donması Atlantik'in acı tuzu önlüyordu. Ve yine de 62 yaşındaki Kaptan Smith,
tüm hızıyla Atlantik ortasında ilerlemeye devam ediyordu.Perşembe günü New York
limanına varması düşünülen gemiyi Salı günü limana sokarak yeni bir rekor kırmak
istiyordu. Böylece yönettiği geminin ne kadar hızlı bir gemi olduğunu bütün
dünyaya ispatlamış olacaktı.Ne var ki 22 yıllık deniz kaptanı bu kadar büyük bir
gemiyi ilk defa yönetiyordu.Tarih 14 Nisan 1912'yi saat ise 23.40'ı
gösteriyordu.Elinde ne bir ışıldak ne de bir dürbün bulunan gözcü Frederick
Fleet 20 metre yükseklikteki gözetleme kulesinden birkaç yüz metre ilerdeki kara
kitleyi farkettiğinde artık çok geçti.Titanic meydan okudugu denizlerde bir buz
dağığla karşı karşıya kalmıştı.Gözcü Fleet alrm çanını acı ile tam üç kez
sarıldı.Kaptan köşküne buzdağı alrmını verdi. Birinci köprü subayının ilk emri
'tam yol tornistan' oldu. Sonra geminin 16 hava bölmesi arasındaki otomatik
çelik kapaklar kapatıldı.Ama Titanic , mesafede bu dağının sol tarafından
kaçmayı başaramadı.Deniz yüzeyinden altı metre kadar aşağıda,gemi sancak
tarafından yarılmaya başladı. Yandan buz dağına vuran Titanigi, buzdağı bir
bıçak gibi,uzunluğunun üçte biri olan ilk 269 metre boyunca 6 ayrı yerinden
kesmişti. Alarm çanlarından tam iki dakika sonra kaptan köprüdeki yerini
aldı.Soğukkanlıydı. Ve önce otomatik çelik kapıların durumunu sordu yardımcı
kaptanlarına. Kaptan buz dağı ile yapılan çarpişmadan beş dakika sonra
makinalara stop emrini verdi.Bazı yolcuları yattıgı yerden uyandıran ise aslında
bu sessizlik olmuştu. Denizdeki Rüzgar ve hafifi sarsıntıda askıların birbirine
sürterken çıkartıkları ses dışında herşey susmuştu sanki .Titanic ölüm
sessizliğinin ilk vakitlerine girmişti bile.




Büyük
söz

Titanic'e en yakın gemi olan 'Californian' yardım sinyallerini
almamıştı. Geminin kaptanı 22.21 'de suyun üzerinin buz bloklarıyla kaplı
olduğunu ilk farkettiğinde makineleri stop ettirmişiti ve telsizcileriyle
birlikte gün ışığına kadar derin bir uyku çekmek için kamarasına inmişti. Yardım
sinyallerini İngiliz yük şilebi 'Carpathia' aldı. Tam yol Titanic emri
verildiğinde saat 00.25'di bu süre içinde 58 deniz mili katledilemeyeceği
biliniyordu. Yolcular güverteyi doldurmaya başlamışlardı. İkinci ve üçüncü sınıf
yolculardan da uyanıp yukarı gelenlerde vardı. Kimsede en ufak bir panik hali
yoktu. Çünkü kimse hala Titanic'in batabileceğine inanmıyordu. Birkaç güverte
subayı güvertede toplanan ve ne olup bittiğini anlamaya çalışan yolculara
hitaben 'Bu gemiyi Tanrı bile batıramaz' dediği birçok tanığın ifadesiyle teyit
edilmişti ve bunu söyleyen mürettabat buna gerçekten inanıyordu. Buna inanmayan
ve batmakta olduklarını kesin olarak bilen kaptan ve ona yakın birkaç subay da
bu felakete uygun hareket etmiyorlardı. ama hesap ortaydı 1.308 yolcu ve 898
mürettabat olmak üzere gemide toplam 2.206 kişi bulunuyordu. Ve toplam 20
Cankurtaran kayıgında da 1.178 kişilik yer bulunuyordu. Bu da bir kaza durumunda
1.028 kişinin ölmesi anlamına geliyordu.

Filikalara sınıflarına göre
bindiler

Ancak ilk kurtarma kayığı, buzdağı Titanic'e geldikten tam bir
saat sonra 16 sayfa tarafından hazırlanabildi. Artık çok geç kalınmıştı.
Tayfalar kayıkları nasıl indireceklerini bile bilmiyorlardı. Kimse batacağına
inanmadığı koca bir gemiden ayrılıp da Okyanus üzerinde ceviz kabuğu misali
kaybolabilecek bir kayığa binmek istemiyorlardı. Şuursuzluk bu kadarla da
kalmayacaktı. Subaylar, iki ucundan halatlara asılı kayıgın fazla dolarak suya
indirilirken orta yerinden kırılmasından korktukları için 65 kişilik ilk kayığa
sadece 28 kişinin binmesine izin verdiler. Geminin ön kısmı artık farkedilir bir
biçimde aşağıya meyillendiği halde , ilk kayığa binmeye talip pek fazla yolcu
yoktu. Yaşanan diğer bir gariplik ise, birçok filikanın kadın ve çocukları
doldurmaya çalışan göevliler tarfından yarı boş şekilde indirilmesiydi.
Filikaların denize indirilme senasında bile birinci sınıf ve ikinci sınıf diye
ayrım uygulandı. En önce filikalara zengin ve varlıklı yolcular
bindirildi.Üçüncü ve ikinci mevkidekilerin birinci sınıf yolcuların binmesi
beklemeleri facianın daha da büyümesine sebep oldu.Varlıklı kimselerin
filikalarına fazla yolcu almak istememeleri yüzünden ölü sayısı daha da
arttı.

Batacaklarına inanmıyorlardı

Kurtulanların yıllarca
anlattıklarına bakılırsa bir sebep daha vardı.Ve o iki saat boyunca ölümü
basiretsizce bekleyen yüzlerce kişinin ana amiliydi. Geminin batabileceğine
olmasada zor durumda olduguna inanan bir kısım yolcu onlara sürekli korkmamaları
gerektiğini söyleyen kaptanın çevresinde bulunmak, onun sahte rahatlamalarıyla
hadiseyi algılamak yolunu seçmişlerdi.Böyle oluncada yolcular kayıkların
indirildiği sancak tarafında değil, kaptanın ve subayların bulunduğu iskele
tarafında toplanmıştı.Geminin iskele tarafıyla sancak tarafı arasındaki dört
devasa baca diğer tarafı görme imkanını ortadan kaldırıyordu. İkinci kayık 5
dakika sonra indirildi. Bu kez iskele tarafından yani kaptanın ve etrafındaki
kalabalığın bulunduğu taraftan indiriliyordu. Ancak Smith bu ikinci büyük
hatasını yaptı ve birden 'kadınlar ve çocuklar iskele tarafında
toplanacaklar,onların hepsi binmeden de erkekler kayıklara binmeyecekler' dedi.
Sancak tarafında bulunan 10 kayık boş mu bekleyecekti? Madem kadınlarla çocuklar
iskele tarafında bindirilecekti, erkekler neden hiç değilse, sancak tarafında
bulunan 10 kayık boş mu bekleyecekti ? Madem kadınlarla çocuklar iskele
tarafından bindirilecekti. Erkekler neden hiç degilse, sancak tarafındaki 5
kayığı kullamamıyorlardı. Bu da bilinmiyordu. Erkekler binemiyor kadınlarla
çocuklarda çok korkuyor ve iki ipin uçunda metrelerce aşağıdaki karanlık sulara
inmek istemiyorlardı. İkinci kayıkta sadece 28 kişi ile karanlık okyanus
sularına indi. Zaman Gittikçe daralıyordu.Kaptan Smith, yüzen sarayının
batmasını şuuraltında kendi başarısızlığıymış gibi kabul ederek hala kayıklara
binme emrini vermiyor. Yolcuların ve personelin isteğine bırakıyordu. Batma
haberinden haberleri olmayan ve uyarılmayan yolcularda bunu çok
önemsemiyorlardı. Kaptan Smith Titanic tamamen sulara gömülüne kadar suya 18
kayık indirdi. Ancak gemideki yolculara hiç bir zaman kayıklara binin emrini
vermedi. Denize indirilen 18 kayıktan sadece dördü dolu idi. Denize açılan
kayıklarda 500 kişilik boş yer bulunuyordu.
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör http://darkrock.yetkinforum.com
 
Titanic'in ibret veren öyküsü(Filmi çekildi)
Sayfa başına dön 
1 sayfadaki 1 sayfası
 Similar topics
-
» Yurtta Dehşet(18+)

Bu forumun müsaadesi var:Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz
 :: EĞLENCE ve SERBEST KÜRSÜ :: Hikayeler-
Buraya geçin: